“Günümüzde Helal Kavramına Tüketici Yaklaşımları ve Problemleri”

“Günümüzde Helal Kavramına Tüketici Yaklaşımları ve Problemleri”

Literatürlerde genellikle tüketim sözcüğü kullanmamıza rağmen bu kelime tam manasıyla kendi bakış açımızı yansıtmamaktadır. Tüketici kelimesi yerine talebkar kelimesi tarafımızca daha uygun görülmektedir. Çünkü dinimizde sınırsız ve hesapsız tüketim israf olarak nitelendirilmektedir . Tüketici kelimesi ise şuur altımıza iste istemez ihtiyaç karşılamak üzere mal ve hizmet kullanmayı değil sınırı olmayan bir tüketim bilincini yerleştirmektedir. Ancak bu tebliğde şimdilik yerleşik literatürü kullanacağız   

Dünya nüfusunun yaklaşık %20′si Müslüman’dır.

Hiç şüphesiz tüketim alışkanlıklarını belirleyen en önemli iki unsur inançlar ve kültürlerdir.İhtiyaçların ortaya çıkmasın da ve karşılanmasında bu iki unsur çok önemlidir.

    Her ne kadar coğrafyalar tarih bilinci ile birlikte kültürel yapının gelişmesini sağlasa da öyle bir faktör vardır ki coğrafya ve sınır tanımaz ve kültürlerinde oluşumunda en önemli unsurdur ki o da dinlerdir.

Dolayısıyla tüketim alışkanlıklarının oluşmasında da hiç şüphesiz çok önemli bir yer işgal etmektedir. Tüketici alışkanlıkları ve tüketim maddeleri konusunda diğer dinlere nazaran en fazla etki de İslam dininde görülmektedir. Dinimizin bu hassasiyeti her amelin  insan fıtratını en uygun ve olumlu şekilde etkilemesi gerekliliğinden kaynaklanır.

         İnsan hayatının idamesi için en gerekli tüketim maddesi hiç şüphesiz gıdalardır.20 yüzyılın 2. yarısına kadar gıda ve beslenme alışkanlıkları doğallığını ve saflığını korumaya çalışmış, zaman zaman farklı coğrafyalarda kıtlık hadisesi görülse de genelde geçici olmuş ve insan  nesli gıda kaynaklı toplu yıkımlara maruz kalmamıştır.Günümüzde ise hızlı nüfus artışı,küreselleşme,gelir dağılımlarındaki hızlı ve dengesiz değişmeler(sosyo ekonomik),iklimsel değişiklikler vs. ile gıda tüketim şekilleri ve ihtiyaç maddeleri baş döndürücü bir hızda değişmiştir. Bununla paralel olarak gıda maddelerinin nitelikleri de hızlı bir değişime uğramıştır.Artık gıdalar saf hallerinden çok sanayi tiplerine dönmüştür. Bununla da kalmayıp saf haldeki ürünler doğal olmaktan çıkarılmıştır. bizce  En önemli hadise ise gıda maddelerinin temelini teşkil eden tohumların genetik teknolojiyi elinde tutan bozguncu marjinal gruplarca ebter hale getirilmesidir.Bunun sonucu olarak insanlar gıda ihtiyaçlarının karşılanmasında bu marjinal gruplara muhtaç hale gelmektedir ki bu da stratejik bir savaş malzemesi olabilecek boyuttadır.Konu bu yönüyle milli güvenlik meselesi olmuştur.

Günümüz gıda maddelerindeki bilinen ve bilinmeyen bu keşmekeşler yüzünden tüketici artık ne yediğini bilemez duruma gelmiştir .Hele hele konuyu  sadece sağlıklı beslenme olarak değil güvenilir gıda boyutuyla düşünen bir tüketici için helal-temiz belgeli ürün tanımlaması artık bir zorunluluk olmuştur.İşin doğrusu da gıdayı güvenilir ve sağlıklı olarak düşünmektir.

Sağlıklı ve güvenilir gıda nedir sorusuna tüketicilerin vereceği yanıtlar eksik fazla birbirine yakındır.Araştırma yapsın yapmasın , bir şekilde tüketiciler bu konuda yetersizde olsa bilgi sahibidir.Ancak hangi gıda sağlıklı ve güvenlidir sorusuna tüketicinin yanıt vermesi zordur. Hele ürün sayısındaki bu denli artıştan sonra ürün içerikleri hakkında yeterli bilgiye sahip olmak gıda ile uğraşan meslek dalları için bile sorun olmuştur.  Üretimdeki mantık taleplere verilen arz cevabı olmaktan çıkmış , arz edilen ürünlerin tüketici tarafından talep edilme zorunluluğunu ortaya çıkarma şeklinde acımasız kapitalist güdülerin hakimiyetine girmiştir.

         Sağlıklı ve güçlü nesiller;bilinçli , eğitimli , sürekli kendini yenileyen sağlıklı bireylerden müteşekkildir. Bireylerin sağlıklı olması için sağlıklı beslenmesi gereklidir. Sağlıklı beslenme için ise sağlıklı ve güvenilir gıda zorunludur. Bu açıdan tüketicinin gıda bilincinde sağlıklı ve güvenilir gıda kavramlarının yerleşmesi gereklidir. Gıdalar saf ve doğal halleri ile doğru beslenme şekilleri bilinirse azami fayda sağlarlar.Bu açıdan bakıldığında beslenmede birinci öncelik doğal beslenme bilincinin yerleşmesi ve yenilen gıdalardaki katkı maddelerinin bilinmesi olmasıdır ki bu bilinç oturduktan sonra helal tüketimi de büyük ölçüde hallolunmuş olacaktır.

Saf haldeki ürünlerin helal olup olmadığı ayrımını yapmak tüketici için çok zor değildir.Ancak katkı maddeleri işin içine girdiğinde ya tamamen şüpheli olgusuyla hareket edip bunları tüketmekten uzak durmak veya konuyu derinlemesine incelemek gerekmektedir.Bu da tüketicinin kendisinin yapabileceği bir iş değildir.Bu araştırmaların ehil ve tarafsız kişilerce yapılması zorunludur. Bu araştırmalar başladığında ve tüketicide neyi tükettiğini bilmeye başladığında üreticinin haram ürün üretme ihtimali ancak bilinçli ve kasıtlı bir düşmanlıkla mümkündür ki bunun tedbirini almakta bu araştırmacıların görevidir.

Helal kavramı biz Müslüman tüketiciler için gerek şarttır.Tükettiğimiz hiçbir ürünün haram olmaması gerekmektedir. Kendi kazancıyla başaklarının hakkına tecavüz etmeden kendi sağlığını bozsun bozmasın hiçbir tüketiciye tükettiği ürünle ilgili hesap sorulamaz.En tabii olan inançları gereği ve bireysel sağlık hakları gereği Müslüman tüketicinin de tükettiği ürünlerin helal olup olmadığı konusunu bilmesi ve bunun için gerekli tedbirlerin alınması da aslında kamu yönetiminin asli görevidir.Tüketici konuyu sivil toplum kuruluşlarının görevi olarak değil,görevi vatandaşının bedeni ve ruhi sağlıklılık hallerinin ikamesi ve idamesi olan sosyal devlet sorumluluğu olarak düşünmektedir.

Her geçen gün çıkan gıda kaynaklı haberler , dünyanın birçok yerinde çıkan katkı maddelerinin bazılarının zaman zaman yasaklanması haberleri,ülkemizdeki kaçak gıda üretimi sorunları,gıda kaynaklı hastalıklarda artışlar vs. tüketici zihninde güvenli ve güvenilir gıda konusunda soru işaretleri oluşturmaktadır. Tüketici ,üreticilerin ve ithalatçıların ve bunların ürünlerinin yeterince denetlenmediği görüşündedir. Satın aldığı ürünün helal kriterlerini taşıyıp taşımadığını düşünen bir tüketici bu ürünlerin üretim izninde helal-haram kavramlarının bir önem taşımadığını bilmektedir.Bu da bir güven sorunu oluşturmakta ve tüketici üreticinin vicdanına bıraktığı bu konuda bazen hayal kırıklığına uğramaktadır. Konuya hassas üreticilerin bir an önce hiçbir zorlamayı ve belgelendirilmeyi beklemeden kendi üretimlerini buna göre şimdiden ayarlamaları faydalı olacaktır. Bizler tüketici dernekleri ve yöneticisi olduğumuz konu ile ilgili diğer derneklerle birlikte iyi niyetli bu tarz üreticilere şimdiden destek olmaya çalışacağız. Üretim bilincini oluşturmak tüketim bilincini oluşturmaktan daha kolaydır. Öyle ise işi kolaylaştırmak adına üretici bilinçlendirilmesinden başlamayı daha uygun görüyoruz. Tüketiciler üreticilerin var olma sebebidir. Dolayısıyla tüketicinin en tabii hakkı olan helal tüketim maddeleri üretme konusu üretici için bir zorunluluktur. Tüketicinin helal ve sağlıklı tüketim maddesi  sorgulaması yapmadan önce üreticinin bu sorgulamayı yapması kendi lehine olacaktır. İletişim hızının hayalleri zorladığı bu çağda helal tüketim maddeleri konusunda hassas olan sivil toplum kuruluşlarının ve tüketicilerin artık bilgi ve istihbarat paylaşımları çok daha hızlı ve etkili olacaktır. Üreticinin üretim hassasiyetlerinde bunu da göz ardı etmemesi gerekmektedir. Helal ürün pazarındaki meblağ malumunuzdur. Üretici bu pazarın ciddiyetinin farkına varmalı ve bir an önce kendini yenilemelidir. Konu ihraç ürünlerinden ziyade iç tüketimle ilgilidir.70 milyonluk bir tüketici kesiminin hemen hemen tamamı konuya değişik oranlarda hassastır. Bu müşteri topluluğunun hassasiyetlerinin artarak devam ettiğini ticari düşünen ve geleceğini planlayabilen bütün üreticilerin görmesi gerekir.

Gelecek; her zaman olduğu gibi doğruluk üzere olanlarındır.

Muhammet Efe

Veteriner Hekim

Tümer

Popularity: 1% [?]