Balık Seçimi

Paketli gıdalar katkı içeriyor diye doğal ürünlere rağbetin arttığı günümüzde, artık doğal ürünler de, daha fazla üretilmek adına doğallıklarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyalar. En faydalı besin listelerinde en başlarda yer alan omega-3 kaynağı “BALIK” acaba doğallığını muhafaza edebiliyor mu? Yoksa denizlerde yüzen bu hayvancağızlara da endüstri elini uzatmış mı? Şu anda bir balıkçıya gittiğinizde satın alabileceğiniz balıklar yetiştirilme ortamlarına göre 2 çeşittir; •Denizden avlanan balıklar •Çiftlik balıkları Çiftlik balıkları da ya havuzlarda çiftleştirilerek çoğaltılıp büyütülen ya da denizin, akarsuyun bir bölümünün polyester ağlarla çevrildiği kafes biçimindeki deniz çiftlikleridir. Doğal denizden yakalanan balıklara diyecek çok fazla bir şeyimiz yok. Denizler ne kadar kirlenirse onlarda o derece kirlenebilirler. Kanalizasyon ve sanayi atıklarının olduğu bölgelerden yakalanan balıklarda ağır metal, mikrobiyolojik ve kimyasal yönden kirlilik içermesi sorunu da olabilmektedir. Aynı şekilde bu bölgelerdeki besinlerle beslenmiş olan doğal balıkların da tüketilmesi sağlık açısından sorun oluşturabilecektir. Bunun dışında beslenmelerinden kaynaklı bir zarar görmezler. Çünkü doğal ortamda doğal besinlerle beslenip (diğer balıklar ve yumurtaları, midyeler, karidesler, bitkisel ve hayvansal planktonlar, diğer ölen canlıların artıkları vb.) besin grupları içerisinde yapay besin içeriğine pek fazla rastlanmaz. Balık yerken ağır metal zehirlenmesi riskini azaltmak için küçük ve yüzeyde yaşayan balıkların seçilmesi yerinde olacaktır. Bütün dünyada çok hızlı bir artış gösteren kültür balıkçılığında sırf kültür somonu yetiştiriciliği 2007 yılında 10 milyar doların üzerinde bir pazar payına ulaştı. Çiftlik balıkları ise türlerine göre, dışarıdan gelişme koşullarına göre, yemleri doğal koşullarda hiç rastlanmayacak yiyecekler olabilir. Kimyasallara maruz kalabilirler. Özellikle de kültür balıkları, daha çabuk gelişebilmeleri ve pazara bir an önce ulaştırılmaları amacıyla doğada yetişen balıkların besin gruplarına oranla daha yüksek enerjili yemlerle beslenirler. Çiftlik balıkları tabağımıza ulaşıncaya kadar hemen hemen her gün bu ve buna benzer yemlerle dengeli beslenirken, doğadaki balıklar o gün kısmetlerine ne çıkarsa arayıp onu bularak yemek zorundadırlar. Doğadaki balıklar, bir taraftan hayatta kalabilmek için beslenme peşinde koştururken, diğer taraftan da kendinden büyük diğer canlılara yem olmamak için devamlı hareket etmek zorundadırlar. Bu balıklar doğal yaşam alanlarında diledikleri gibi gezinirler. Uygun ortam bulana kadar göç ederler.Kültür&çiftlik balığı ise kendine ayrılan kısıtlı bir alanda diğer balıklarla sıkışık yaşarken, doğadaki balık suyun her alanını yani üç boyutunu kullanma imkânına sahiptir. Hatta balıklar suda yüzerken birbirlerine sürtünmek zorunda kaldıkları için pulları bile aşınır. Bundan dolayı çiftlik balığı, doğadaki emsaline göre daha hızlı gelişecek ve daha yağlı olacaktır. Bu durum özellikle bize satış ve depolama aşamasında çiftlik balığının olumsuz yönü olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu olumsuzluk ta daha ziyade balıkları satan, işleyen ve dağıtımını yapan kişileri ilgilendirmektedir. Bu tip balıkların raf ömrü, yüksek yağ içeriklerinden dolayı daha kısa ve daha hassas olmaktadır. Tabii ki çiftlik balıklarında, satıştan birkaç gün öncesinde yemleme durdurulduğundan, mide boş olmakta ve bundan ötürü sindirim enzimleri tam aktivitelerini yapamayıp balığın et kalitesini düşürememektedir. Bu durum doğadan yakalanan balıklarda böyle olmamakta ve bu balıkların beslenme zamanları farklı olduğu için bozulma üzerinde de olumsuzluklar olabilmektedir. Aynı zamanda çiftlik balığının ölüm şekli hızlı ve soğuk zincir şartları altında olduğundan (ölüm sertliğine daha geç girdiğinden, sindirim sistemi enzimleri için uygun ortam oluşmadığından, bakteriyel gelişim başlamadığından vb) doğadan yakalanan balığa göre de et kalitesi daha uzun sürebilmektedir. Aynı zamanda doğadan yakalanan balıkların avlanmaları sırasında olumsuz çevre şartları (güneş, rüzgâr, teknede uzun süre bekletme, ağda uzun süre bekletme, balıkların çırpınması, farklı balıklarla bir arada bulunması, ağlardan çıkan diğer materyallerle bir arada bulunması vb.) balıkları daha fazla strese sokabilmekte ve et kalitesini hızla bir şekilde düşürebilmektedir. Buda balığın lezzetini etkilemekte ve çiftlik balıklarının lezzetleri doğal avlanan balıklara nazaran pek fazla beğenilmemektedir. Doğal balıkların tüketecekleri besin grupları oldukça sınırsız olup, içinde bulundukları suyun besin miktarına göre kültür balıklarından daha yüksek değerlerde bu yağ asitlerini içerebilme durumları da söz konusu olabilmektedir. Çiftlik balıklarında omega3 düzeyi doğal ortamda yaşayan balıklara göre çok daha düşüktür. Çiftlik balıkları katkılı beslenmelerinden kaynaklı bazı kimyasallara maruz kalabiliyorlar.Mesela; çiftlik somonlarında denizden tutulmuş somona kıyasla çok daha yüksek PCB (elektirk meteryallerin yapımında kullanılan zehirli bir kimyasal), dioksin ve kansere yol açan zehirli maddeler bulunuyor. Genellikle suya karışan sanayi atıkları özellikle bakır, çinko, ve civa zehirlenmesine yol açıyor.Denizlerdeki kirlilikler de açık denizlerde değil kıyı şeritlerde yoğunlaşıyor.Genelde kültür balıkçılığı kıyı şeritlerine yakın olduğundan balık çiftliklerinde yetişen balıkların toksin taşıma ihtimali daha fazla olmaktadır. Başka bir husus da; Kültür balıkçılığı çok dar ve çevrili bir alanda balıkların yetiştirilmesine dayandığı için balıkların bir arada kalabalık olarak bulunması ve doğal ortamda olduğu gibi yüzememeleri bu dar alanda bakteri ve mikrop üremesine sebep olmaktadır. Böyle durumlarda kültür balıkları üzerinde hastalıklara karşı dirençlerini artırmak amacıyla çeşitli antibiyotikler kullanılabilmektedir. Bakanlık tarafından uygulanan kontroller ile bu durum sıklıkla denetlenmektedir. Bu maddeler yönetmeliklerde verilen limitler dahilinde kullanılırsa bir sorun oluşturmamakta, aşırı limit üstü durumlarda sorun oluşturmaktadırlar. Ayrıca günümüzde balıkların hastalıklara karşı direncini arttıran aşılarda geliştirilmiştir. Balık yerken birde antibiyotik vb..ilaçlara maruz kalıyor olabiliyoruz. Peki çiftlik balığı nasıl anlaşılır? Balıkların kas yapısı karşılaştırıldığında, çiftlik balığının daha yumuşak bir yapıya sahip olduğu (fazla hareket etmemesi, yemini fazla enerji harcamadan alabilmesi, yağ içerikli yemle besleme vb.) doğada yetişen balığın ise daha diri daha kaslı bir yapıya sahip olduğu görülmektedir. Bu durum balıkların kültür mü yoksa doğadan mı yakalanmış gibi ayrımlarda ayırıcı bir özellik olarak karar vermemize neden olabilmektedir. Kültür balıkları emsallerine göre daha büyük, daha yağlı, daha gevşek olacaklarından dolayı işin uzmanları tarafından ayırt edilebilmeleri zordur. Alacağımız balığın çiftlik mi yoksa, deniz balığı mı olduğunu anlamak aslında çok da kolay değil. Ancak size şöyle bir yöntem önerebiliriz; balığın pullarını ters yöne sıvazlamakla, onun çiftlikte mi, doğada mı yetiştiğini bir ölçüde anlamanız mümkün. Çiftlik balıkları aylarca dar kafes ortamlarında yüzerken birbirlerine sürtündükleri için pulları doğadaki hemcinslerine göre daha fazla aşınıyor ve ele derimsi geliyor. Deniz balıklarının pulları ise daha belirgin oluyor. Balıkların aralarındaki renk farklılıklarına gelince, doğadaki balıkların besin zincirleri içerisinde genellikle doğal pigmentlerden oluşan planktonlar, balıklar, karides ve diğer kabuklular olmaktadır. Çiftlik balıklarında ise bu renklenme yem içerisine katılan doğal ve yapay içerikli maddelerden gelmektedir. Balıklar arasındaki koku farklılığı ise kültür balıklarının yemlerine katılan yağlardan dolayı daha yağsı kokmaları, doğadan yakalanan balıklarda ise daha yosunsu ve denize özgü koku vermeleri ile ayırt edilebilmektedir. Çiftlik balıklarından özellikle köpek balığı,kılıç balığı,konserve ton balığı,levrek,istiridye,pisi balığı,turna balığı,orfoz,somon, orkinos, karides balıklarından uzak durmamızı bu balıkların daha fazla kimyasala maruz kalmalarından dolayı uzmanlar öneriyor. Büşra Yaz ÖKTEN Kaynakça: 1. http://beslenmebulteni.com 2. Aquaculture_of_salmonwikipedia 3. Dr.Alan Greene, Sağlıklı Bebek Yetiştirme Rehberi 4. http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=934563&title=ciftlik-baligi-bozar-mi&haberSayfa=1 5. İsmail Tokalak, Dünyada Gıda Ve İlaç Terörü 6. http://www.baliksevdam.com/forum/dogadan-yakalanan-balik-mi-yoksa-kultur-ciftlik-baligi-mi-1577.html 7. http://www.frmtr.com/saglik-haberleri-ve-makaleler/1153918-ciftlik-baligi-alirken-nelere-dikkat-etmeli.html 8. www/dunyagazetesi.com.tr

Popularity: 3% [?]