İstihale:Kimyasal Dönüşüm

İSTİHALE İLE İLGİLİ İSTİŞARE RAPORU

Günümüz teknolojisinin her alanda olduğu gibi gıda alanında da bir çok yeni uygulama ortaya çıkardığı aşikârdır. Bir şeyin tabiatının bir başka tabiata geçişi ya da değişmesi şeklindeki işlemler (istihâle, kimyasal dönüşüm) bazen tabii yollarla bazen de teknolojinin kullanılmasıyla sağlanabilmektedir. Özellikle dinen necis sayılan ve dolayısıyla haram olan bir maddenin bu yolla temizlenip temizlenemeyeceği dolayısıyla tabiatı değişen maddenin helal hale gelip gelmeyeceği bu gün önemli bir tartışma konusudur. Bir maddenin isim, özellik ve vasıf itibariyle değişikliğe uğraması ölçü alınacak olursa bunun istisnaları olacak mıdır? Konuyla ilgili genel anlamda söylenebilecek olanlar şunlardır:

1- İstihale, haramı helal kılan, necisi temiz kılan veya helali haram ve temizi necis kılan temel kimyasal değişimin adıdır.

2- Kanaatimize göre fiziki değişim aynı neticeyi vermez.

3- İstihale ile ilgili kaynaklarımızda geçen örnekler şunlardır:

 “Şarabın içine dökülecek buğday henüz şişmemiş durumda ise, üç defa yıkamakla temiz hale gelir. Ancak her defasında kurutmak gerekir. Bunun sonucunda içkinin tat ve kokusu kalmamışsa buğday temiz sayılır.”[1]

“Un, içki dökülerek hamur haline getirilse yıkamakla temizlenmiş olmaz. Ancak hamurun içine sirke dökülüp yeniden karıştırılır ve renk, koku ve tat olarak içkinin eseri kalmazsa hamur temizlenmiş olur.”[2]

“Bir çorbaya içki dökülse, sonradan üzerine sirke ilave edilse, eğer çorba ekşilikte sirke gibi olursa temizlenmiş bulunur.”[3] 

“Domuz veya eşek, tuz gölüne düşmüş ve orada tuz haline gelmiş olsalar, Ebû Hanife ve İmam Muhammed’e göre temiz olurlar. Ebû Yusuf aksi görüştedir.”[4]

Misk ahusunun kanı miske dönse bunlar temizlenmiş olur. Yine pis bir toprak altüst edilmekle, pis bir zeytinyağı da sabun haline getirilmekle temiz hale gelir.

Bir yığın gübre toprak kesilse, tezek yanıp kül olsa, pis bir toprak altüst edilmekle, pis bir zeytinyağı sabun haline getirilmekle temizlenmiş olur.            

Fıkıh müdevvenatında istihaleyi gerçekleştiren faktörler arasında şunlar sayılmaktadır.

Yakma: Necis olan bir şeyi kül haline gelinceye kadar yakmak suretiyle istihale sağlanmış olur. Mesela necis bir odun parçasının, tezeğin veya atıkların yakılması gibi.

Kendiliğinden dönüşüm: Şarabın sirkeye dönüşmesinde olduğu gibi.

Başka bir maddenin içine düşerek o maddenin bir parçası haline gelmesi ve o maddeye dönüşmesi.

Taşlaşma: Kendiliğinden ölen hayvanın uzun bir zaman zarfında tabii tesirlerle taşlaşması (toprak haline gelmesi)

Mayalanma yoluyla üzüm (ve diğer bazı meyvelerin)  sarhoşluk verici maddeye dönüşmesi

4- Kaynaklarımızda necisi temiz yapmayan istihale örnekleri şunlardır:

Bir şıra veya şarab, içine herhangi bir pislik düşüp dağıldıktan sonra sirke yapılmakla temizlenmiş olmaz. Bunların içine fare düşmesi de aynıdır.
            Yine pis olan bir süt peynir yapılmakla veya pis bir buğday öğütülmekle veya unundan ekmek yapmakla, pis bir susamdan yağ çıkarılmakla temiz olmaz. Çünkü bunlarda hal değişikliği yoktur.

Aşağıdaki durumlar istihale hükmüne dahil edilemez:

Buharlaşmak

Ateşte kızartmak

Öğütmek ve parçalara ayırmak

Şekil değişikliği. Hamur yapma gibi

Mekan değişikliği. Mesela mekanın değişmesi sebebiyle ismin değişmesi

5- Bu örneklere bakılarak fiziksel değişimi, helal kılıcı istihaleden sayamıyoruz.  Ayrıca kimyasal değişimlerin de hepsi helal kılıcı istihale örneği olamaz. Mesela sütün, yoğurt olmasındaki kimyasal değişim helal kılıcı istihale değildir

Bunlar içerisinde molekülün yapısını değiştirip, vasıf olarak başka bir madde haline getiren istihale (kimyasal dönüşüm) helal kılıcı olanıdır. Şarabın sirkeye, necis zeytin yağının sabuna dönüşmesi örnekleri gibi.

 

Buna göre:

Necis bir molekülün, kimyasal değişikliğe uğratılmak suretiyle elementlere ya da köklere ayrılarak öylece bırakılması ya da bundan yeni bir molekül üretilmesi şeklindeki istihale helal kılıcı istihale olmaktadır.

Bu ilkeyi kimyacı ve gıdacılarımıza arz ediyoruz. Şöyle ki:

Helal olup olmadığı sorulan bir gıda maddesinde adı geçen ilke gerçekleşiyorsa bu maddeler helaldir diyoruz.

Biz fıkıhçılar olarak kimyacı ve gıdacılardan alacağımız istihale değerlendirmelerine göre yukarıdaki ilkeyi işleterek o maddenin helal ya da haram olacağını söyleyebiliriz.

Mesela, H2SO4 asidini ele alalım. Bunu parçalayarak, H2 elementine ve SO4 köküne ayırdığımızı düşünelim. Bu kökten mesela başka bir madde (cam) ettiğimizi düşünelim. Bu elde edilen madde helal kılıcı istihaleye (kimyasal dönüşüme) uğradığından hükmünde değişiklik meydana gelir diyebiliriz. Yani helal kılıcı istihale konusunda necis maddenin element ya da kimyasal köklere ayrılmasını esas alıyoruz. Bundan sonrasını biz kimyacı ve gıdacılardan alacağımız materyal bilgilere göre düşüneceğiz.

Bu istihalenin tabii olmasıyla sun‘î olması arasında çoğunluk mezhepler fark görmüştür. Onlara göre istihalenin helal kılıcı olması için tabii olarak meydana gelmesi gerekir. Fakat Hanefîler bu konuda iki istihâle arasında fark görmemiş ve her ikisini hükmü değiştirici olarak kabul etmiştir. Biz de zamanımız itibariyle Hanefîlerin görüşünü esas almaya temayül etmekteyiz.

Burada domuz konusuna özel bir yer ayırmamız gerekir. Helal alternatif madde varken, istihale geçirmiş (kimyasal değişikliğe uğramış) bile olsa domuz mamulü maddeye izin verilmemelidir. Domuz yasağı etiyle sınırlı değildir. Kur’an ve sünnet bütünlüğünü dikkate almak ve bu çerçevede gelişen ictihadları, onlar doğrultusunda oluşan geleneği yani tarihi süreç içinde oluşmuş, rafine olmuş geleneğimizi dikkate aldığımızda bu ortaya çıkmaktadır. Bu konuda sadece Kur’an-ı Kerim’deki ilgili âyetler değil Hz. Peygamber’in de sünneti belirleyicidir. Allah Rasûlü domuz, murdar hayvan ve şarabın yasaklandığını bildirdiğinde bazı sahabiler: Yâ Rasûlallah ölü hayvanların yağıyla gemiler yağlanır, onlar kandillerde kullanılır. Biz de bu amaçla yağını kullanamaz mıyız? dediğinde Allah Rasulü buna izin vermemiş “Allah Yahudilere lanet etsin. Allah onlara iç yağını yasakladı, onlar eritip satıp parasını yediler” buyurmuştur (Buhârî, “Büyû‘”, 112; Müslim, “Müsâkât”, 71…). Aynı durum domuz için de geçerlidir. Bu hayvan aynî olarak da necistir. Dolayısıyla her şeyiyle haramdır. Helallik sadece zaruret halinde ve zaruret ölçüsünde olabilir. İkinci bir husus daha var o da şu: Domuz gıda konusunda alternatifi olmayan hayvan değildir. Bu çerçevede oluşan, gelişen bir sektör de vardır. Hem Müslümanlardan hem batılılardan buna yönelik bir takım tedbirler geliştirilmeye çalışılıyor. Bunu desteklemek, bu konuda çaba sarfetmek ve bu yöndeki alternatiflerin oluşturulmasını sağlamak da bizim görevimizdir. Bundan başka domuzla Muhammed ümmetinin imtihanı söz konusudur ve işin te‘abbüdîlik boyutu vardır. İmtihan konusunda Hz. Sâlih’in (a.s.) kavminin deve ile Yahudilerin Cumartesi yasağı ve iç yağı ile imtihanı ne ise bizim de domuz ile odur.

Domuzun her şeyi necistir ve kullanılamaz.

Prof. Dr. Orhan ÇEKER

Prof. Dr. Saffet KÖSE

Dr. Murat ŞİMŞEK

Rifat ORAL


[1] el-Fetâvâ’l-Hindiyye, I, 42.

[2] age, I, 44.

[3] age, I, 45.

[4] age, I, 45.

Popularity: 5% [?]